ÇÖZÜM MİLLİ EKONOMİ MODELİNDE..
Piyasalardan başlayalım:
Tüketim kesimi olmadan ekonomi ayakta duramaz. Piyasaların canlanması, alış”verişin yapılması için insanların cebinde para olmalıdır.
Esasen Milli Ekonomi Modeli’nin çıkış noktası tüketici kesimdir. Denenmiş tüm sistemler üretimden ve üreticiden bahsederken, Milli Ekonomi Modeli tüketiciyi dikkate alarak kurallarını belirlemiştir.
Milli Ekonomi Modeli iktisat tarihindeki tek tüketim eksenli analizdir
Çünkü, piyasaların halletmesi gereken ilk sorunu pazar problemidir. Günümüz sistemleri çözemedikleri problemleri olağan kabul etmektedir. Hiçbir sistemde iktisat konuları bir bütün olarak ele alınmamıştır.
Oysa Milli Ekonomi Modeli, getirdiği formülle ekonomi çarkını hiç durmadan döndürmeyi başarmaktadır. Bunun formülü, her biri diğerine destek olan kuralların tamamının aynı anda devreye konmasıdır. Bugün bizi isim vermeden taklit edenler, bizden aldıkları ile tam manası ile başarıya ulaşamazlar. Çünkü, Milli Ekonomi Modeli bir bütündür.
Tüketim Eksenli Analiz ne getiriyor?
Biz, işçiyi, çiftçiyi, orman köylüsünü, pazarda filesini dolduramayan emekliyi, evlenemeyen genci, ay sonunu getiremeyen memuru, özürlüyü düşünerek yola çıktık. -nce onların cebine para koyduk. Bizim Sosyal Devlet projelerimizin nedeni budur. Devletin, her toplum tabakasındaki tüketen kesime destek sağlaması, parası olmadığı için üretilene talip olamayan tüketiciyi tüketim kabiliyetine kavuşturması gerekir. Tüketim olmazsa siz istediğiniz kadar üretim yapın, mesela bugün olduğu gibi kobileri veya üreticiyi üretim için destekleyin; bu yanlış adım, sadece onların sonunu getirir. Çünkü, pazarda, alıcısı olmayan mal stoklanmaktan başka bir işe yaramaz.
Ekonomi politikalarının ana hedefi üretim ile tüketim arasındaki dengenin oluşturulmasıdır. İşte biz tüketiciyi destekleyerek bunu gerçekleştiriyoruz. Sürekli büyüme ancak böyle yakalanır.
Sosyal Devlet projeleri
Üretim ile tüketim arasında meydana gelen açıklığın sistemin yapısından veya gelir dağılımındaki dengesizlikten kaynaklanan iki nedeni vardır. Bizim sosyal devlet projeleri ile yaptığımız bu iki sorunu da halletmektedir. Hem belirli miktarda paranın dolaşımda olması, hem de gelir dağılımında belli bir dengenin kurulmasını temin eder. Böylece gelir belli ellerde toplanmaz, milletin tamamına dağılmış olur.
Şimdi bu projelere bakalım:
” Asgari üret 2000 TL olacak.
” Vatandaşlık maaşı projesi ile her vatandaş maaşa bağlanacak
” Ev hanımlarına meslek hakkı verilerek, meslek maaşı verilecek.
” Doğum yapan her anneye ikramiye verilecek. Her çocuk, çocuk maaşına bağlanacak.
” Gençler için uzun vadeli faizsiz krediler ile evlenme imkanı sağlanacak.
” Geliri 100 bin TL’nin altında olanlardan vergi alınmayacak.
” Kobilere, sanayiciye, küçük esnafa proje mukabili, faizsiz kredilerle iş ve yatırım imkanı sunulacak.
” Kimsesiz yaşlılara maaş bağlanacak.
” -zürlü vatandaşlarımız tüm sosyal haklarında devlet garantisinde olacak.
” Lise mezunları sınavsız üniversiteye alınacaktır, öğrencilere burs verilecek.
” Evi olmayanlar uzun vadeli, faizsiz kredilerle konut sahibi yapılacak.
” Tarım kesimine avans ve faizsiz üretim desteği verilecek.
” Hayvancılıkla uğraşanlara avans ve 0 faizli kredi verilecek.
” Şehit yakınları, dul ve yetimlere devlet sahip çıkacak.”
|
YAPACAKLARIMIZI S-YLÜYORUZ |
|
Tunalım
Milliyetçi olsun, halkçı olsun, Atatürkçü olsun herkesin yerinin BTP olduğunu söyleyen Prof. Dr. Baş, “Ben yapmayacaklarını söyleyen insanlardan değilim” şeklinde konuştu.